Işık Şener Yazdı…

Manevi ve fikri yükümlülüğü yüksek olan, isimlerini bayrağı, vatanı ve bağlı bulunduğu düşünceyi temsilen Türkiye’ nin karar mekanizması görevi yürüten bizim ellerimiz ile seçtiğimiz fakat mecliste yumrukları ile konuşan sözde çözümsel anlayışı fikri değil fiili müdahale olan güzel ülkemin güzel (bazı) mebuslarının birbirlerine saldırma yetkisinden evvel aslında esas görevlerinden bazıları da;
Bakanları denetlemek olan…
Hesap, bütçe vs gibi konuları denetlemek ve onay vermek olan…
Savaş için onay vermek olan…
Anayasamızda bulunan maddelerin öngörülen salahiyetlerini kullanmak olan…
Vekil olmanın şartları aslında kanun yapmak, değiştirmek veya kaldırmak olan…
Fakat ahlaki kuralları özellikle TBMM gibi Türkiye sınırlarının tüm kesimine hitap etmiş ve biz asil milletin vekilleri kanun koyma kaldırma yerine, yumruk oturtma, tokat atma, yakadan tutup parçalama gibi 3. dünya ülkelerinde bile nadiren görülen bu uygunsuz hal ve hareketler, Türkiye’ de yaşayan özellikle kaliteli, ahlaklı ve konuşmasını bilen asil milletin sadece vekillik görevini yapanlara ne kadar yakıştı?
Dünya vitrininde birbirinizin kravatlarını çekip, gömleklerini yırtmanız hangi toplum sorununu çözmenize ve gelecekte size saygı ile duyulacak davranışlar mıdır?
Türk Milleti için öylesine kutsal bir çatı altında neredeyse çocuklara bile kendinizi güldürmüş olmanız o gece başınızı yastığa koyduğunuzda birazcık halkımıza, semtimize, eşimize yada yahu çocuğunuza rezil olduğunuzun muhakemesini yapmadınız mı?
Bizi; dövüşleriniz ile tekrar dünyaya rezil ettiğiniz ve o mecliste gece gündüz halk için bir şeyler yapmaya çalışıp, kürsüye çıktığında ülke ve millet menfaati ile uykuları kaçan vekil arkadaşlarınıza ayıp etmiş olmadınız mı?
O mecliste mebus olarak görevlisiniz, mezcup olarak değil !

Dip not: İşte mebusluğun geldiği son nokta aşağıdaki fotograf kareleri…

Saygılarımla,

kose