İskenderun’ da Cemaat

Ülke geneli yoğun yerleşme kaydeden Gülen Cemaati makrodan mikroya kadar bulunduğu bölgelerde mevki ve makamlarını kaybetmemek için gereken tüm manevraları yapmaya çalıştılar.
Hala yapmaya da çalışıyorlar.
7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinden sonra bariz bir şekilde bukalemun gibi renk değiştirebildiğini ve özellikle kendi medyalarını azılı birer silah olarak kullanan cemaat su yüzüne çıkan ve belki de en az tehlike arz eden davranışıydı bu yol!
Unutmayalım; Adalet Bakanlığından tutun emniyet teşkilatına kadar stratejik konumlarda üst düzey görev alan bu dış mihrak oluşumu sözde dini cemaat maskesi altında her ülkeyi yönetmeye yönelik her türlü gizli belge ve kararları alma konumunda kendisine yer bulmuştu.
Çok şükür maske düştü!
Düğmeye basıldı ve birer birer yolları, suları kesiliyor. Maddi gücü elinde bulunduran Paralel Çete ve onun bölge temsilci abileri bazı gizli belge ve kayıtlar üzerinde başka bir renkte ticaretlerini devam ettirmeye çalışıyor.
Mesela İskenderun..
Bu paralelin para baronları İskenderun’ da bile çeşitli özel okullara hissedar olup olası bir fark edilmesi durumunda perdenin arkasında duracağını ümit ediyorlar.
O planları da çökecek. Bu terör örgütünün İskenderun’ da maddi yönden güzel faaliyetleri olduğu ve ne hikmetse özellikle kentimizde hiçbir siyasi ve ticari müdahale olmadığı görülüyor.
Gerçi sadece İskenderun demek haksızlık olur Antakya ve neredeyse tüm Hatay’da.
Ama biz İskenderun’ a bakalım.
Herkes kendi önünü temizlese kötü mü olur?
Mesela İskenderun Gülen Koleji’ nin kaçak yapısı var.
Müdahale var mı? Yok..
Bazı Pararel abileri var ve hala söz sahibi..
Ve hatta bazı siyasiler vaazını, icazetini almaya devam ediyor.
Tabi onlarda vermeye devam ediyor.
Şimdi yoğun tempoda çalışan Belediyemiz neden bir okulun iki kaçak yapısına herhangi bir işlem uygulayamıyor?
Ya da uygulayacak da birileri mi engel oluyor?
Artık raporlar daha hızlı hazırlanmalıdır, Cemaat referansı ile gelen başkanlar, ilçe başkanları dernek başkanları siyasi zatlar, kurum başındakiler didiklenmeli ve uzaklaştırılmalıdır.
Artık bunlara bağlı sendikalar, kurumlar ticarethaneler daha da sıkı denetlenmelidir.
Hatay’ da ve İskenderun’ da Memur-Sen ile İHH daha çok istişarede bulunmalıdır. Artık İHH- MemurSen daha yakından hareket etmelidir.
Burada başta bölge vekillerine, bölge kurum müdürleri ve iyi niyetli bölge kanaatkarları elini taşın altına koymalıdır.
Artık bu ülke bu beladan temizlenmelidir.
Özellikle de yeni yıla yaklaştığımız şu günlerde!
Saygılarımla,