O 8 Mart Bu 8 Mart!

Kadının değeri hem dinen, hem ahlaken önemi büyük bir şekilde insanlığa arz edilmiş bir varlıktır.
Yıl: 1857 ve 8 Mart.
New York kentinde 40 bin dokuma işçisi daha iyi şartlarda çalışmak için tekstil fabrikasında greve başlamış ve grevden rahatsız olan polisin işçilere saldırması sonucu kaçan kadın işçiler fabrikaya kilitlenmiş ardından çıkan yangın ile kaçamayan kadın işçilerden 129′ u oracıkta yanarak can vermişti.
129 Kadının cenazesine 10 bini aşkın vatandaş büyük bir acı ve nefretle katılmıştı. (cenaze resimleri arama motorlarında bulabilirsiniz)
Uzun süre dünyanın ve ülkenin bilincinden silinmeyen bu vaka günümüze kadar değişime uğramış ve ne hikmetse bu katliamı rakı masasında hemcinsler tarafından kutlanmaya başlanmıştır. (Belki de üzüntüden içiyorlardır bilemem!)
Düşünebiliyor musunuz? Tarihte dünyayı ayağa kaldıran yüzlerce ölümlü cinayetin sebebi olan 8 Mart’ ta alkolü çok kaçıran kadın evinde kocasından dayak yiyen kadın gününe dönmesi an meselesidir!
Nitekim 1857 yılında yaşanan bu vahşet ebediyen dünyaya 8 mart olarak kara bir iz olarak kalmıştır. Günümüzde sadece kadınlarına kaba kuvvet gösteren acizlik abidesi sözde erkeklere karşın daha güçlü kadınlar yetiştirmemiz gerekmektedir.
Bunun başlıca örneği bilgili, güçlü ve iyi bir anne olmaktır.
Günümüz bazı anneler evlatlarını kendi cehaletleriyle “Ben ezildim gelinde ezilsin” derken kendi kızlarına “kendini ezdirme” gibi ikili beyin fırtınası oluşturması aslında günümüz kadın erkek ilişkilerinin sorunlarının başlamasında en önemli roldür.
Özellikle Türk tarihinde gurur duyulacak Atilla, Alpaslan, Osman bey, Timurlar doğru anaların kucağında yetiştiler. Hakeza İbn-i Sinalar, Kaşgarlı Mahmutlar, Uluğbeyler, Fuzuli ve Atatürk’ü yetiştirdiler.
Kimdi bunları yetiştirenler? Erzurum’ da Nene Hatun, Şerife Bacı İnebolu’da, Hafız Selman İzbeli Kastamonu’ da, Gördesli Makbule Akhisar’ da, Tayyar Rahmiye Adana’ da Halide Edip ve Zübeyde hanımlar. Ülkemizin dört bir yanında cesaret timsali olmuş analardı aynı zamanda.
Bizde kendi çocuklarımızı öyle yetiştirelim! Düzgün yetiştirilen bir kadın bir adam dünyaya getirir, kötü yetiştirilen bir kız evladı kötü bir erkeği…
Şuan memlekette kadınına, çevresine, ailesine kötü davranan erkeğin tek sorumlusu anasıdır. Tabi ki her evlat anasının babasının terbiyesini veya aldığı ahlaksızlığını çevresine yansıtır. Çünkü bu topraklarda evlatları analar yetiştirir!
Tıpkı Neşet Ertaş’ ın dediği gibi “Kadınlar insandır, erkekler insanoğlu!” İnsanoğlu bozulduysa bu insanın ahlaksızlığındandır!
Özellikle zulüm gören, değersiz görülen, ilgisiz bırakılan kadınlarımızın Kadınlar Gününü kutluyorum.
Değer, ilgili, sevgi gören kadınların gününü kutlamaya gerek görmüyorum. Çünkü onlar adam gibi adamın olduğu yerde eminim her gün 8 Mart’ ı yaşıyorlardır.
Esen Kalın.
Işık Şener / Büyükşehir Gazetesi