Samet Simo Fındık: İşte Yeni Dünya Düzeni

Cumhurbaşkanı Erdoğan ısrarla her konuşmasında belirtti “Dünya artık eskisi gibi olmayacak.”

Trump ve diğer liderlerin de ağzından “anlaşmışçasına” bunu duyduk.
Çok değerli ekonomistler defalarca söyledi.


Beklenen değildi, bana da sürpriz oldu ama IMF bile belirtti. Artık yeni bir döneme girildiğini ve içinde bulunduğumuz krizin daha öncekilere benzemediğini.


Herkesin aklında şimdi tek bir soru var. Virüs’ten sonra ne olacak?

Cevabı basit ve anlaşılır aslında. Yeterli miktarda finansal okur yazarlığı olan herkes cevabı çoktan biliyor.

Yeni dünya düzeni Blockchain (Blok Zincir) üzerine oturtulacak. İster istemez böyle olacak. Biz yıllarca ekonomik sohbetlerde ne zaman ‘Blockchain’den bahsetsek, herkes kripto para dediğimizi sanıyordu. Değil diyorduk fakat anlatamıyorduk.

Kripto para demek Blockchain demektir fakat Blockchain demek Kripto para demek değildir. Blockchain nedir onu açıklayayım önce sizlere.

Blockchain şifrelenmiş işlem takibi sağlayan dağıtık veri kayıt sistemidir. 

Bir veritabanı değildir. Çünkü kaydedilen veri bir daha değiştirilemez veya silinemez. Teknik terim kullanmadan tarif etmeye çalışıyorum. Özetle; herkese açık bir kayıt defteri diyebiliriz.

Blockchain’in verileri tutma mantığı aslında bizim bakkalların veresiye defterleri ile biraz benzerlik gösteriyor. Eskiden bakkaldan bir şey almaya giderken evin veresiye defterini de yanımıza alarak giderdik. Bakkaldan alışveriş yapıldığında hem bakkal kendi veresiye defterine yazar hem de biz evin veresiye defterine yazardık. Burada amaç bakkalın bizden habersiz veresiye defterinde değişiklik yapmasını önlemekti. İşte Blockchain’de ki dağıtık ifadesi de bu mantığa çok benziyor.

Başta bankacılık sistemi olmak üzere tüm sektörler zaten 2015’ten bu yana kademeli olarak Blockchain’e adapte oluyor ve geçiş yapıyor. Ülkemizde ilk olarak Akbank, Ripple altyapısını kullanarak ülkelerarası para göndermeye başladı. Şahsen ben 100.000 TL’yi Amerika’daki birine Kripto Para olarak sadece 1 TL işlem masrafıyla “saniyeler içinde” gönderdiğimi bilirim. Bunu banka aracılığıyla ne kadar masraf ile ne kadar zamanda gönderebileceğinizi siz düşünün.

Gıda güvenliğinden, sağlık sektörüne; lojistikten enerji sektörüne; hatta en önemlisi ulusal yargı ağımıza kadar her alanda Blockchain vazgeçilmezimiz olacak yeni düzende.

Açıkçası yeni dönemde bankaların teker teker kapanacağını düşünüyorum. Çünkü 1970’li yıllardan beri kullanılan itibari (fiat) para sisteminin sonuna geldiğimizi hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Para dediğimiz kavramın ve kağıt parçasının bir balon olduğunu insanlar yeni yeni kabulleniyor.


Önce altına sabitlenen dolar, ardından yarı altın dayanaklı denilen dolar, bunlarla birlikte diğer ülkelerin para birimlerininin arkasına doları alması; bu fırsatla beraber Amerika’nın Dolar’ın arkasından altın’ı tamamen alması (Tedavüldeki her dolar için merkez bankasında altın olduğu iddiasının) resmen sona ermesiyle beraber sonu gelecek bir döngüye girdik.

Amerika’nın bu güne dek sınırsız dolar basmasıyla, bankaların bize “kendilerinde bile olmayan parayı” kredi olarak vermesiyle, yatırdığımız ve banka nezdinde olduğunu düşündüğümüz paranın aslında kanunlarla da desteklenen şekilde sadece %10’unun bankada fiziksel olarak bulunması gibi olaylar finansal bilgisi olmayan insanlara bile açıkça gösteriyordu sistemin büyük bir balondan ibaret olduğunu…

Şimdi geldiğimiz son noktada “petro-dolar” ekosistemi içerisindeyiz. 1971’de Amerikan hükumetinin -az önce bahsettiğim gibi- dolar’ın karşılığını altın olarak veremeyeceğini açıklamasından sonra 1973 yılında Suudi Kraliyeti ile hükümranlığını koruma karşılığında petrolün Dünya’ya Dolar ile satılması başlandı. O günden bu yana Petrol satın almak isteyen her ülke ya da kuruluş, karşılığında dolar vermek, bu doları da bir yerden bulmak zorundadır. Petrolün dolar cinsinden fiyatlanması, dolara yönelik uluslararası talebin, dolayısıyla rezerv para olmaya devam etmesinin en güçlü dayanağıdır. Çünkü dünyada enerji talebi sürekli artmaktadır ve bunun için de petrole olan talep belirleyici durumdadır. Kısaca günden güne enerji talebi arttı ve Dolar ’73 yılından bu yana yeni Dünya düzeninin bir nevi tanrısı konumundaydı.

Öyle bir değer, öyle bir para birimi düşünün ki, her kişi-kurum ve ülke sürekli o para birimini alıyor, ihtiyaç duyuyor ve o ülkenin merkez bankası (FED) sınırsız para basabiliyor!

Tekrar Blockchain’e gelelim. Blok zinciri, merkeziyetsiz (decentralized ) bir altyapıya sahip. Yani sahibi yok! Öyle bir düzen düşünün ki; aracı yok, komisyon yok. Sadece paramızı birine gönderirken değil, her şeyi bu blok zincirle yapabildiğimizi düşünün.

Aklınıza gelen her şey için. Paramızı emanet ettiğimiz bankaları, ev-araba alıp satarken mecbur olduğumuz emlakçıları, noterleri… Vergilerimizi kontrol eden kurumları… Hatta ve hatta bize hizmet sağlayan internet servis sağlayıcılarını aradan çıkardığınızı. Çok daha güvenilir ve çok daha hızlı bir sistem kurduğunuzu düşünün…

İşte şu anda gerçekleşen devrim tam anlamıyla bu. Tüm dünyayı kısa süre içerisinde kökünden değiştirecek bir devrim. Peer To Peer (P2P) işte tam olarak bu. Ben yazarken dahi heyecanlanıyorum. Çünkü her biri ayrı bir kitap konusu başlıklar, Blok Zincir içerisinde mevcut.

Örneğin Smart Contract yani akıllı sözleşmeler. Diyelim siz çatınıza elektrik üretmek için bir güneş paneli koydunuz. İhtiyacınızın fazlasını ise komşunuza bir bedel karşılığında satacaksınız. Söz konusu sisteme girip, “watt başına x miktarda y para birimini cüzdanıma transfer et” komutu girdiniz. Sonrasında yapmanız gereken arkanıza yaslanmak. Tüm akışı akıllı telefonunuzdan anlık takip edebilirsiniz. Bunu ticaretin her alanında, özellikle dış ticarette deneyimlemek sonsuz güvenli olacaktır. Kaldı ki İthalat ve İhracatta blok zincirden faydalanmaya başlayan şirketlerin sayısı giderek artıyor.

Yine nesnelerin interneti mevzusu var mesela beni heyecanlandıran. Internet Of Things (IOT) denilen ekosistem, günlük yaşamımızı muazzam derecede kolaylaştıracak. Mesela marketten aldığınız bir ürünün son kullanma tarihinin geçmiş olma olasılığı ortadan kalkacak. Zira her karekoda entegre bilgilerle beraber market yönetimi bir ekrandan market içerisindeki ürünlerin üretim, son kullanma, stok bilgisi, satış miktarı gibi şu an yarı otomatik, insan yardımıyla yapılan işleri ve hataları ortadan kaldıracak. Kasiyere gerek kalmadan sepetinizdeki ürünlerin ne kadar tuttuğu belki sepetinizde, belki de kasaya geldiğinizde zaten yazılmış olacak. Çünkü aldığınız ezine peynirinin de interneti olacak. Aklınıza gelebilecek tüm nesnelerin interneti olacak, tümünün.

Konu global ekonomiden ezine peynirine nasıl geldi diye düşünüyor olabilirsiniz. Fakat size hayatın ne kadar kolay olacağını bu yöntemle anlatmayı seçtim. Blockchain yani Blok Zincir özgürlük demek. Kırbaç vuran Amerika olmadan, cüzdanlarımızı sömüren bankalar olmadan, ticaretin her alanında aracılık eden simsarlar olmadan yürüyecek olan bir sistem geliyor. Hem de kimsenin müdahale demeyeceği manipüle edilmesi imkansız oldukça güvenli bir sistem. Evet buna oy kullanmak da dahil.

Şimdi tekrar ekonomiye dönelim. IMF, kendi global kripto para birimini devreye alacak. Amerika Birleşik Devletleri de “Dijital Dolar” demeye başladı. Benim tahminime göre 2 sene içerisinde bütün ülkeler kendi kripto para birimini açıklamaya başlar. Doğal olarak yeni düzende de “oyun kurucu” ve aracı olmak isteyecekler. Emin olun tüm çabaları sonuçsuz kalacak. Çünkü Blok Zinciri tekelleşmeyi ve merkezileşmeyi de içine alarak yutacak.

Yatırım tavsiyesi gibi algılanmasını istemem ama “şimdiki düzen” ile “yeni düzen” arasındaki kaoslu geçiş sürecinde “ALTIN SENELER” olacak. 2020’den sonrasında söz Altın’ın olacak. Gümüş ise zengin edecek.

Sağlıklı günlere…

Samet Simo Fındık

sametsimo@gmail.com